Aşama 3: Evrenin Gelişimi (Devamı)

Evren’i boşluk ve içine serpilmiş galaksiler olarak düşünürsek, galaksilerin birbirinden uzaklaşmasını evrenin genişlemesi olarak nitelendirmek doğru değildir. Evren tek başına bir varlık değildir ve nesi genişleyecektir? Evrenin gözlemleyebildiğimiz çok çok küçük bu bölgesini , evrenin merkezi veya tamamı gibi düşünmek, herhalde insanlığın tahayyül ve düşünme çapının zamanımızdaki seviyesini gösterir. Bilim geçmişi basit ve küçük düşünmenin örnekleriyle doludur. Aslında Olay kavrama yeteniğimizin alamayacağı kadar büyük olabilir.
Bu teoriye göre, evren, hiçlikten başlayarak kendi evrimini sürdüren bir sistemdir. Herhangi bir önceden var olan “şey” olmadığı için, bu teori evrenin kaynağını ve doğasını daha değişik bir şekilde açıklamaya çalışır.
Bu teori, elbette gözlemler ve deneysel verilere dayalı değildir ve olamaz. Mutlak vakum enerjisinin ve şu anda evrendeki mevcut Vakumun enerjisinin hesaplanması ve tesbiti gerekmektedir. M3 de bulunan Mutlak Vakum enerjisinin, Evrende m3 deki ortalama maddenin oluşumu için gereken enerjiyi karşılayıp , karşılayamadığı teoriyi sınamak için önemli bir husustur. Eğer karşılayabiliyorsa ve vakum enerjisinin artan kısmının şu anda uzayda mevcut olması gerekmektedir. Bu da hesaplanabilir. Netice olarak birim hacım olarak Mutlak vakum enerjisinin , birim hacım olarak Madde, karanlık madde ve karanlık enerjiyi oluşturup, oluşturamayacağının hesabı , teorinin sınamasıdır. Ayrıca Kuantum Alan Dalgalanmaları teorisi de bir şekilde teoriyi desteklemektedir.